KARO AS

 

Çook zordu; krallığında yaşamak…

Acımasızdı muhafızların, hiç kimsenin gözlerinin içine bakmaz, ufka dikerlerdi bakışlarını.

Ve asla kırpmazlardı gözlerini, tahmin edilemezdi  gözbebekleri  var mıydı ya da hiç aşık olmuşlar mıydı…

Sadece rüyalarında mı bakışırlardı sevdikleriyle?

Geçit vermezdi kâhinlerin hiç kimsenin gönlünden gelen ne de geçecek olan duygulara ve akıllarının ucundan dahi geçecek düşüncelere.

Kâhinlerinin kristallerine yansırdı her kim dua etse ya da içten üç şey dilese…

Aynı anda değiştirirlerdi yolları hiçbir dua Tanrıya ulaşmasın diye…

Senin krallığında ne karşılıksız aşklar olurdu ne de sevgililer kavuşurdu. Havada ne bir duygu rüzgârı ne de düşünce akımı; hareketsizlikten gözler donardı…

Hokkabazların tehlikeli ateş topları çevirirlerdi şatonun etrafında, gerektiğinde tüm krallığı yakıp yok edecek.

Hiç kimse bilmezdi şatona giden yolu ve henüz hiç kimse adımını atamamıştı içeri

Altından yapıldığını söyleyenler de vardı, her gün ayrı bir renk aldığını da…

Güneş doğduğunda hiç kimse çıkamazdı kulübesinden dışarı, oysa ben bilirdim…

Gece boyu süren saltanatını doğduğunda Güneş  alırdı ellerinden, muhafızların birer kurşun asker olurdu ve şaton akşamdan kalma bir masada dağılmış iskambil kâğıtları…

Zordu krallığında yaşamak…

 Hokkabazların güneşle beraber yakardı tüm krallığını, geriye bir karo as bir de tüyler ürperten adın kalırdı…

 

 

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !